fbpx
Pzt - Ctesi 08:00 - 20:00

Pazar - KAPALI

0212 224 74 74

info@bilgehanaydin.com

ŞİŞLİ/İSTANBUL

Harbiye, Abdi İpekçi Cd. No:57

Bizi Takip Edin

Günümüzün En Büyük Bağımlılığı: Burun Spreyleri

Günümüzün En Büyük Bağımlılığı: Burun Spreyleri

Dünyanın halihazırda sigaradan sonra en büyük madde bağımlılığı, zannedildiği gibi narkotik
ajanlar değil, burun açıcı spreyler. Alerjik rinit, geniz akıntısı, sinüzit, nazal polipler… Bunlar
kişinin burun yapısını bozan, özellikle de nefes almayı güçleştirerek çeşitli solunum
sorunlarına yol açan unsurlar. Bu sorunlardan mustarip hastalar soluğu doktorda almakta,
doktor da hastalarına adeta bir refleks gibi burun spreyi reçete etmekte. Bu ilaçlar damar
büzüştürücü etkileriyle konkaları, yani burun içindeki etleri atrofiye uğratır, yani kurutup
küçülmesine neden olur. Burnumuzun içindeki etler kanla doludur. Bunun amacı da burundan
içeri giren havanın sıcaklığını ayarlamak veya solunan havanın kirli partiküllerle dolu olması
durumunda şişerek burun deliğinden içeri giren hava miktarını azaltmaktır. Yukarıda bahsi
geçen burun spreyleri de damar büzüştürücü, dolayısıyla kan dolaşımını bozan bir etkiye
sahiptir. Kan dolaşımının bozulması da burun içinde delikler açılmasına kadar varan zararlara
ve harabiyete neden olabilmekte.

Burun spreylerinin etkileri

Yazının başında bahsettiğim çeşitli nedenlerden ötürü nefes almakta zorluk çeken hasta,
doktorunun da tavsiyesiyle burun spreylerinden medet umuyor. Burun spreyleri ilk aşamada
konkaları küçülterek nefes alma sorununu gideriyor, fakat aynı zamanda uzun süreli
kullanımın bir yan etkisi olarak da burun etinin tekrar büyümesine neden oluyor. Yani, bu
ilaçların prospektüsünde bahsi geçen “geçici burun tıkanıklığı hissi”, aslında bu küçülen
damarların yeniden genişlemesi sonucunda ortaya çıkıyor. Dolayısıyla hasta bir kısır döngüye
girerek burnu her tıkandığında ya da nefes almakta her zorlanışında çareyi bu burun
spreylerine başvurmakta buluyor. Diğer bir deyişle bu spreylerin bağımlısı oluyor.
Burun açıcı spreylerin bağımlılık yapıcı etkisinden bahsediyoruz. Bunların arasında
eczanelerden reçetesiz olarak istenildiği zaman alınabilen ve milyarlarca dolarlık ciroları olan
markaların olduğu bilinen bir gerçek. Halbuki bu, özellikle belli başlı markaların burun
tıkanıklığını çözmekten ziyade belli bir kullanımdan sonra kronik bir tıkanıklığa, hatta kimi
vakalarda koku alma duyusunun büyük ölçüde, kimi zaman tamamen kaybedilmesine neden
olmasıyla, dünyada henüz pek bilinmeyen ama ciddi bir sorun. Biz bu sorunla mücadele etmek niyetindeyiz

Ben, Bilgehan Aydın olarak burun sağlığını ve bahsettiğim bu konuyu çok ciddiye alıyorum.
Narkotik madde kullanımı kesinlikle karşısında olduğumuz bir şey elbette, ancak burun spreyi
bağımlılığının uyarıcı madde kullanımının çok ötesinde bir bağımlılık olduğuna dair çok net
veriler olduğunun da altını çizmem gerekiyor. Bu sorunla mücadeleye de kliniğim
bünyesindeki hekim arkadaşlarımla birlikte oluşturduğumuz bilimsel araştırma grubu olarak
kendi üreteceğimiz doğal spreyler vasıtasıyla başlamaya niyetliyiz. Türkiye’de 5000’den fazla
endemik bitki var. Ama biz bu bitkilerden farmakolojik olarak faydalanamıyoruz. Türkiye’de
ne yazık ki parasetamolden başka bir şey üretilmiyor. Biz başta karanfil ve sumak gibi bizim
coğrafyamıza özgü endemik bitkilerden faydalanarak bağımlılık yaratmayan ve burun
içindeki mikropları öldüren bir sprey yaratmak amacındayız. Özellikle bizim ojenol
dediğimiz, karanfilden elde edilen yağ müthiş antiseptik etkisi olan bir madde. Yine
Adıyaman, Hatay, Mardin ve Malatya’da bolca yetişen kenger sakızı ve acıkavun gibi organik 06bitkilerle yapılan spreyleri üretmeye, bu işi organik olarak yapmaya çalışıyoruz. Bu konuda
inşallah başarılı olursak kimyasal içerikli burun spreylerine olan bağımlılığı da en aza
indirmeyi ümit ediyoruz.

Yorum Yok

Yorum Yap

Sohbete başla
Merhaba, bilgi almak ister misiniz?
Merhaba
Dr. Bilgehan Aydın olarak size nasıl yardımcı olabiliriz?